Geçirdiği ağır bir travmanın ardından öğretmenlik mesleğinden uzaklaştırılan Orhan, eşi Elif ve kayınbiraderi Oğuz’ungözetimi altında, izole bir hayat sürmeye başlar. Bir süre sonra kullandığı ilaçları bırakmasıyla birlikte gerçeklik algısı çözülür; gördüklerinin hayal mi, yoksa hakikat mi olduğunu ayırt edemez hale gelir. Zihninde yankılanan sesler, beliren gölgeler ve bastırılamayan korkular arasında Orhan, savaşın aslında dış dünyada değil, kendi zihninin karanlık koridorlarında verildiğini fark eder. Ve nihayet anlar ki kurtuluş, kaçtığı bir gerçekte saklıdır: Hatırlamadığı bir günahla yüzleşmekte…